المستوى C2
إتقان
1062 جملة في هذا المستوى. افتح التدريب للتصفح والتصفية والاستماع.
Kapıya sertçe vurmakla birini acele ettirmek mümkün, ama aynı hareketin karşı tarafta yarattığı telaşı düşününce hızın her zaman nezaketten daha önemli olmadığını görüyorsun.
يمكن استعجال شخص بالطرق بقوة على الباب، لكن حين تفكر في القلق الذي تخلقه الحركة لدى الطرف الآخر ترى أن السرعة ليست دائمًا أهم من اللباقة.
Topa doğru vurmak yalnızca güç meselesi değil; zamanlama bozuksa daha sert vurmak hatayı büyütüyor, tekniğin yerini kuvvet alamıyor.
ضرب الكرة في الاتجاه الصحيح ليس مسألة قوة فقط؛ فإذا اختل التوقيت فإن الضرب بقوة أكبر يفاقم الخطأ، ولا تستطيع القوة أن تحل محل التقنية.
İndirim oranı ne kadar cazip görünürse görünsün, sırf fırsatı kaçırmamak için bir şey almak, ihtiyacı sonradan gerekçelendirdiğimiz bir alışkanlığa dönüşebiliyor.
مهما بدت نسبة التخفيض مغرية، فإن شراء شيء لمجرد الخوف من ضياع الفرصة قد يتحول إلى عادة نبرر فيها حاجتنا إليه بعد الشراء.
Evi alırken yalnızca bugünkü bütçeyi değil, bakım giderlerini ve birkaç yıl sonra değişebilecek ihtiyaçları da hesaba katmak gerekir.
عند شراء منزل ينبغي ألا نحسب ميزانية اليوم وحدها، بل نراعي أيضًا تكاليف الصيانة والاحتياجات التي قد تتغير بعد بضع سنوات.
Bir yönetici çalışanına söz verirken, yalnızca niyetinin iyi olmasına değil, o sözün hangi beklentiyi yarattığına da dikkat etmek zorunda.
حين يَعِد المدير موظفًا بشيء، لا يكفي أن تكون نيته حسنة؛ بل عليه أن ينتبه أيضًا إلى التوقع الذي يصنعه ذلك الوعد.
Bazen cevap vermemek de bir cevaptır; özellikle herkesin açık bir tutum beklediği bir anda sessizlik, tarafsızlıktan çok kaçınma olarak okunabilir.
قد يكون عدم إعطاء جواب جوابًا بحد ذاته؛ ولا سيما حين ينتظر الجميع موقفًا واضحًا، إذ قد يُفهم الصمت على أنه تهرب لا حياد.
Bir önerinin aylarca görmezden gelinip kriz çıktıktan sonra gündeme gelmesi, çoğu zaman fikrin değil koşulların değiştiğini gösterir.
إن تجاهل اقتراح لأشهر ثم طرحه بعد وقوع أزمة يدل غالبًا على أن الظروف هي التي تغيرت، لا الفكرة نفسها.
İnsan yıllar sonra aynı sokağa gelince, hatırladıklarının ne kadarının yere, ne kadarının o dönemdeki kendisine ait olduğunu ayırt edemiyor.
حين يعود الإنسان بعد سنوات إلى الشارع نفسه، يصعب عليه أن يميز ما ينتمي من ذكرياته إلى المكان وما ينتمي إلى ذاته في تلك المرحلة.
İşler yolunda gitmediğinde ilk refleksimiz birini sorumlu tutmak oluyor; oysa bazen sorun kişide değil, baştan yanlış kurulmuş süreçte yatıyor.
حين لا تسير الأمور على ما يرام يكون رد فعلنا الأول البحث عن شخص نحمّله المسؤولية، مع أن المشكلة قد تكمن أحيانًا في آلية صُممت خطأ منذ البداية.
Hangi yoldan gittiğimiz kadar neden o yolu seçtiğimiz de önemli; kısa görünen güzergâh, yoğun saatlerde her zaman en hızlısı olmayabiliyor.
لا يقل سبب اختيارنا للطريق أهمية عن الطريق الذي نسلكه؛ فالمسار الذي يبدو أقصر ليس دائمًا الأسرع في ساعات الازدحام.
Stresli olduğum dönemlerde ne kadar yediğimi açlığımdan çok günün temposu belirliyor; bunu ancak sofradan kalkınca fark ediyorum.
في فترات التوتر تحدد وتيرة يومي كمية ما آكله أكثر مما يحددها الجوع، ولا أنتبه إلى ذلك إلا بعد مغادرة المائدة.
Bir yemeği sırf meşhur diye yemek, onu gerçekten beğeneceğimiz anlamına gelmiyor; beklenti bazen damak tadının önüne geçiyor.
أكل طبق لمجرد شهرته لا يعني أننا سنستسيغه فعلًا؛ فالتوقعات قد تسبق الذائقة أحيانًا وتؤثر فيها.