LearnTurki

المستوى C1

متمكّن

1062 جملة في هذا المستوى. افتح التدريب للتصفح والتصفية والاستماع.

تدرّب على المستوى C1

  1. Kapıya vurup cevap beklemeden içeri girmek, özellikle resmi bir görüşmede, karşı tarafın alanını yok saymak gibi algılanabilir.

    قد يُفهم طرق الباب والدخول من دون انتظار الرد، خصوصًا في لقاء رسمي، على أنه تجاهل لمساحة الطرف الآخر وخصوصيته.

  2. Oyuncu topa gelişine öyle temiz vurdu ki kalecinin hatasından çok vuruşun kalitesi konuşuldu.

    سدد اللاعب الكرة مباشرة بإتقان إلى درجة أن الحديث انصب على جودة التسديدة أكثر من خطأ الحارس.

  3. Ürünü sırf indirimde diye almak yerine, gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını düşünmek daha akıllıca.

    بدل شراء المنتج لمجرد أنه مخفّض، من الأجدى أن نفكر أولًا فيما إذا كنا نحتاج إليه فعلًا.

  4. Sorumluluğu üzerine aldığında, kararların sonuçlarını da sahiplenmen beklenir.

    حين تتولى المسؤولية يُتوقع منك أيضًا أن تتحمل نتائج القرارات.

  5. Yönetici eleştiriye yer verdiğini söylüyor ama toplantıda kimseye söz vermiyorsa, bu açıklığın pek bir anlamı kalmıyor.

    إذا كان المدير يقول إنه يفسح مجالًا للنقد لكنه لا يمنح أحدًا فرصة الكلام في الاجتماع، فلا يبقى لذلك الانفتاح معنى كبير.

  6. Birine söz verirken yalnızca niyetini değil, gerçekten yerine getirip getiremeyeceğini de hesaba katmalısın.

    حين تعد شخصًا بشيء ينبغي أن تراعي ليس نيتك فقط بل قدرتك الفعلية على الوفاء به.

  7. Bu önerinin şimdi gündeme gelmesi tesadüf değil; ekip aylardır aynı darboğazla uğraşıyor.

    ليس من المصادفة أن يُطرح هذا الاقتراح الآن؛ فالفريق يتعامل مع الاختناق نفسه منذ أشهر.

  8. Ne kadar geç gelirsem geleyim, annem kapının sesini duyunca uyanıyor.

    مهما عدت متأخرًا، تستيقظ أمي عندما تسمع صوت الباب.

  9. Her sorun çıktığında yöneticinin yanına gitmek, zamanla ekibin kendi kararını verme cesaretini zayıflatıyor.

    إن اللجوء إلى المدير كلما ظهرت مشكلة يضعف مع الوقت جرأة الفريق على اتخاذ قراراته بنفسه.

  10. Yola çıkmadan önce hangi güzergâhtan gideceğimizi netleştirmedik; bu yüzden trafik başlayınca gereksiz yere vakit kaybettik.

    لم نحدد قبل الانطلاق أي طريق سنسلك، ولذلك أضعنا وقتًا بلا داعٍ عندما بدأ الازدحام.

  11. Stresliyken farkında olmadan daha hızlı yemek yediğimi, ancak öğün bitince anlıyorum.

    لا أدرك أنني آكل أسرع من المعتاد عندما أكون متوترًا إلا بعد انتهاء الوجبة.

  12. Yemeğin tamamını yemek zorunda değilsin; doyduysan kalanını daha sonra yemek üzere saklayabiliriz.

    لست مضطرًا إلى أكل الطبق كله؛ إن شبعت فيمكننا الاحتفاظ بالباقي لنتناوله لاحقًا.